Coğrafi Konum
- Tataristan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu içinde egemen bir ülke olarak Doğu Avrupa ovasının doğu bölgesinde, Çulman (Kama) ile İdil (Volga) nehirlerinin birleştiği noktada yer almaktadır. Başkent Kazan, Moskova'nın 800 km doğusundadır. Kuzeyi ile güneyi arasındaki uzaklık 290 km olup, batıdan doğuya olan uzantısı 460 km'dir. Ülkenin toprakları ormanlık, ova ve step-orman sahasından ibarettir. Ülke topraklarının ortalama rakımı 200 metre civarındadır ve deniz seviyesinden en yüksek nokta Bügülme-Belebey bölgesinde 367 metre, en alçak yeri ise İdil nehrinin Cumhuriyet topraklarını terk ettiği yerde 35 metredir. Ülke topraklarının %16'sı ormanlarla kaplıdır.
Nüfus - Yetmişten fazla milletin bir arada yaşadığı ülkenin nüfusu 3.779.800 kişidir. 2002 yılı verilerine göre, nüfusun %51'ini Tatarlar, %41'ini Ruslar, %3'ünü Çuvaşlar, diğer kısmını Ukraynalılar, Mariler, Mordvalar, Başkırtlar, Udmurtlar, Almanlar ve Kazaklar, vs. oluşturmaktadır. Nüfus yoğunluğu kilometrekarede 55,6 kişi olarak hesaplanırken, %73,8'i şehirlerde, %26,2'si kırsal kesimlerde yaşamaktadırlar. Dünyadaki Kazan Tatarlarının sadece %27'si kendi Cumhuriyetlerinde yaşamaktadırlar. Tataristan dışında; ABD, Almanya, Avustralya, Çin, Finlandiya, Japonya ve Türkiye'de yaşayan Kazan Tatarlarının sayısı 7 milyonun üzerindedir.
İdari Bölünüş - Tataristan'da 43 il, 20 şehir, 21 kasaba, 897 köy meclisi bulunmaktadır.
İklim - Yumuşak kara iklimine sahip olan Tataristan'da kış mevsiminin en soğuk ayı olan Ocak'ta ortalama -14C, yazın ise en yüksek sıcaklığın gözlendiği Temmuz'da +19C. Yıllık ortalama yağış miktarı 460-520 mm olurken, kışın kar kalınlığı 1 metreden fazla olabiliyor. Kar 15-27 Kasım arasında kalıcı olarak yağmaya başlar, Nisan ayı ortalarına doğru erimeye başlar.
TATARİSTAN İLE TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Tarih sayfalarına göz attığımızda, 18-19. yüzyıllar bu iki akraba milletin adeta dayanışma içinde olduğunu göstermektedir. Pek çok Tatar aydını İstanbul'un önde gelen ilim merkezlerinde eğitim görmüşlerdir. Osmanlı Devleti'nin başkentinde okuyabilmek zamanına göre ayrıcalık sayılmıştır. Ayrıca, öz vatanlarında başka millet baskısı altında yaşamak zorunda kalan Tatarlar, Türk topraklarını sığınabilecek ikinci yurt olarak görmüşlerdir. 1894 yılında Osmanlı Padişahı, 1897'de Çarlık Rusya'sında yapılacak ilk büyük genel sayım dolayısıyla hristiyanlaştırılmak korkusuna kapılarak Türk topraklarına sığınan 3 bin kadar Tatarı ülkesine kabul etmiştir. Ayrıca I. ve II. Dünya Savaşı yıllarında Rusya'dan Almanya'ya esir düşen Tatar askerleri Türkiye'ye sığınmıştır. 1949 ile 1958 yılları arasında Çin ve Japonya'da bulunan Tatarlar da serbest göçmen statüsü ile Türkiye'ye kabul edilmişlerdir.
1990'lı yılların başlarında Sovyetler Birliği'ndeki demir perdenin kalkmasının arkasından Tataristan ile Türkiye ilişkileri yeni boyut kazanmıştır. Ekim 1992 tarihinde Tataristan Cumhurbaşkanı Mintimer Şeymiyev ilk kez Türkiye Cumhuriyeti'ne resmi ziyarette bulunup, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel ile görüşmüştür. Bu ziyaret Tataristan'ın dış ülkelere açılışının temelini oluştururken, Tataristan ile Türkiye arasındaki ilişkinin güçlenmesini sağlamıştır.
Eğitim alanındaki olumlu gelişmeler 1992'de Tataristan'dan Türkiye'ye lise ve üniversitelerde eğitim görmek üzere 47 öğrencinin gelmesi ile başlar. 1993 yılında ise Tataristan ile Türkiye Milli Eğitim Bakanlıkları arasında anlaşma imzalanır. Bugün bu anlaşma sayesinde Türkiye üniversitelerinde eğitim görüp mezun olanların sayısı 800'e ulaşmıştır. Sözleşme çerçevesinde Tataristan okullarında ve üniversitelerinde Türkçe dersleri okutulmaya başlanmış olup, Kazan, Yar Çallı, Tüben Kama, Elmet, Bögilme gibi büyük şehirlerde hala faaliyetlerini sürdürmekte olan Tatar-Türk liseleri açılmıştır.
Tataristan ile Türkiye Cumhuriyeti ilişkileri 22 Mayıs 1995 tarihinde dönemin yetkilileri Ferid Muhammetşin ve Hikmet Çetin tarafından Ankara'da yapılan bir anlaşmayla bir çerçeveye oturtulmuştur. Bu anlaşma dahilinde Tataristan, Ankara'da diplomatik bir misyon kurmuş; iki ülke arasında ticari-ekonomik, bilim-teknik ve kültürel işbirliği yapılması öngörülmüştür. 1994 yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 39 milyon dolar civarında iken 2003 yılında 750 milyon dolara ulaşmıştır.
İki ülke arasında kültürel bağlantılar da önemli boyutta gelişmiştir. Bunun örneklerinden biri Kazan şehri ile Balıkesir (Şubat 1996), Eskişehir (Nisan 1997), İstanbul (Ekim 2002), Antalya (Kasım 2002) şehir belediyeleri arasında imzalanan kardeş şehir anlaşmalarıdır.
1 Eylül 1996'da Tataristan'ın başkenti Kazan'da Türkiye Cumhuriyeti konsolosluğunun faaliyete başlaması ve Ekim 1997 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nde Tataristan Yetkili Temsilciliği açılması daha önce imzalanan ticaret-ekonomi, bilim-teknik ve kültür anlaşmasının daha etkin bir şekilde gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.
Ülkeler arasındaki sıcak ilişkiler turizm alanında da hissedilmektedir. 90'lı yılların başlarında Tataristan ile Türkiye arasında yalnız Kazan-İstanbul uçak seferleri düzenlenirken, son yılların yaz aylarında Kazan-Antalya, Kazan-Dalaman ve Begişevo-Antalya seferlerinin gerçekleşmesi turizm cenneti olan misafirperver Türkiye'ye Tataristan'dan çok sayıda turistin gelmesini sağlamaktadır.
Şüphesiz ki, iki kardeş ülke Tataristan ile Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler 21. yüzyılda da artarak iki ulusun dostluğunu pekiştirecek ve gelecek nesillere örnek teşkil edecektir.
|